13 Ağustos 2018 Pazartesi

NASIL OLACAK ?





         Korku boğumu kobalttan da serttir, hüdadan izinsiz zarar vermez kimseye, izinsiz eğilip bükülmez hele de senin gibi bir inciye… 

         Koşmak ister canım ama sadece bacağın kırıkken. Sevmek ister canım ama sadece sen yokken. Böyle bir mantık ile nasıl beraber olacağız biz yan yana gelip nasıl fotoğraflar çekileceğiz, Nasıl olacak da sen kahve içerken ben soda isteyeceğim garsondan. Her defasında minimum yarım saat geç gelip sonra gönlünü alabilecek miyim bir daha. Akşamları 9:30’da yürüyüşe çıktığında nasıl olacak da yanına geleyim mi? diye mesaj atacağım sana. Artık ilk derse nasıl yetişeceğim ben, hala ilk derse yetiştiğim için gazoz ısmarlayacak mısın bana...
        Hadi beni hallederim bir şekilde sen ne yapacaksın, Kar yağdığında burnun kızarıp gözlerin her zamankinden daha yeşil olacak mı mesela. Sevgili olduğumuz için en yakın arkadaşının yanında bile çekinebilecek misin, kıpkırmızı olacak mı yanakların. 24 ağustosu dinleyebilecek misin bir daha. Ben yine espri yapıp sen hariç herkesi kahkahaya boğduğumda nasıl olacak da bana sinirli keskin bir bakış atacaksın şimdi. Sen bana nasıl sinirleneceksin ki, aslında ben seni nasıl sinirlendireceğimde sms den kavga edeceğiz bir daha. Uyumak istediğimde nasıl olacak da izin vermeyeceksin. Hangi hakla derler mesela, Neyisin derler hatta sen kimsin bile derler. Hiçbir şey diyemezsin…
    
        Zaten büyüdük artık, işimiz gücümüz var, hiç vaktimiz yok gazoz içmeye, mesajlaşmaya yada birbirimizi sevmeye. Günde bir dokuz dakika kadar birbirimizi hatırlasak yeter, artar bile. Çünkü kalbim kurudu benim. Kan akmıyor artık en son senin kullandığın gibi duruyor pıhtı oldu orası.

Neyse dokuz dakika doldu…

Görüşürüz yarın,

Nefret Ediyorum

       Hangi zerren ne eyliyor ise eylesin, masumiyeti alt edip selvi boyuma zarar vermeden Sende galiba büyüdün parantezlerin içine çilek ç...