17 Şubat 2018 Cumartesi

İNSANLAR, AYNI SENİN GİBİ


                     Nasıl böyle bir şey düşünürsün?  Benim en sevdiğim renk kırmızı fakat bizim sınıfın en çalışkan öğrencisi olan Melisa ise beyaz rengi seviyor, ben acıyı çok severim kardeşim acıdan nefret eder, et yemeyen arkadaşlarım bile var. Bunların alışılmış birer aktivasyon misillemesi olduğunu düşünüyorum. Patenti alınmış kanıtlarım yok maalesef ki ama sizleri tatmin edecek cümleler kurabilirim. Benim kafamda çürütmeye çalıştığım yüzlerce tez var ve çürütemediklerim den çok etkilenir, hakkında bir şeyler karalarım. Bunlardan biriside İnsanların aynı senin gibi olmasıdır.
                    Herkes aynıdır. Aynı duygular, aynı düşünceler, aynı damak tadı kısaca fiziksel olmayan ruhun karakterleri bunlar. Örneğin yeni doğan bir çocuk kız veya erkek fark etmez zevkleri, duyguları, kendi tercihleri olmadan dünyaya gelirler. Kız çocuğa kırmızı veya pembe patik örülür, erkek çocuğa mavi. Böylelikle ilk olarak mavinin, erkek kırmızının, kız rengi olduğu aşılanır. Biraz büyürler erkek çocuğa küfür öğretilir. Çocuk düşüp ağlarsa, sen erkek adamsın erkek adam ağlar mı? Diyerek aslında onun bilinçaltını tekmelerler. Birde en önemlisi ‘’oğlum amcana pipini göster bakim hah aferin birde küfür et aslanım benim be kimin oğlu?’’denir. Bu çocuk burada demek ki erkek olmak kız olmaktan daha üstün bir şey diyerek kızı erkek den ayıran babanın, amcanın, dayının aslan çocuğu olur. Kız çocuğa dışarı çıkmanın kötü olduğunu aşılarlar biraz büyüyünce. Ona tatlım, balım, prensesim diye seslenir anne babası. Düşse abartılı bir şekilde ilgi gösterilir bundan dolayı da kız çocuğu ilgi bekler. Bizleri ilk farklılaştıran aile için olağan durumlardır.
                Ergenlik zamanlarında yavaştan tam anlamıyla tabiri caizse gözle görülür karakterimiz oturur. Bunu bizler değil bulunduğumuz ortamlar belirler. Misal benim kardeşimle aramda üç yaş var ve oturduğumuz semtte birçok kişi ikimizi de tanır. Biz o kadar farklıyız ki konuşmamız dahi farklı, mesleğimiz, giyim tarzımız, gelecek planlarımız…  Kardeş olduğumuzu duyanlar hayret ediyor nasıl ya? Ne laka diyor. Çünkü hiç beraber sokak da oynamadık, bana hiçbir zaman kendi hayatı hakkında fikrimi sormadı. Biz ilk aşamayı beraber öğrendik ebeveyn eğitimini beraber aldık ama ebeveynler karakter eğitiminde çok az bir etkiye sahiptirler. O karakterini ve düşüncelerini o farklı bir yerde farklı bir şekilde edindi ben farklı şekilde edindim. Doğudan büyüyüp yetişen bir insan kalabalık aileyi farklı kültürü, aşiret mantığını kavramak zorunda bırakılmıştır. İzmirli bir yetişkinle aynı yemeği yememiştir çünkü.
              Aynı cinsiyette olan ikiz kardeşleri düşünelim şimdi. Aynı şeyleri düşünenlerden başlayalım mesela, ya da birinin başına kötü bir şey geldiğinde diğerinin de bunu hissetmesinden ne biliyim aynı kıyafeti giymelerinden de olabilir… Ta ki evlenene kadar birlikte nefes aldılar, oyun oynadılar, tartışmalar da aynı konuyu savundular, aynı ortamdaydılar. Tabi evlenene kadar sürüyor buda ikizlerden biri Karadenizli bir kızla evleniyor ya da Diyarbakırlı’ ve istese de istemese de bu arkadaş diğer arkadaşla farklılaşıyor. Huy, karakter, zevk, sonradan edinilir. Buna içimize çektiğimiz havanın bile etkisi vardır. Tıpkı sağ üst köşede ki ADANA yazısı gibi…
              Hepimiz aynıyız değişkenlik gösteren ilkelerde insanlarla aynı mesafeye sahipler. Bunca seneni yok etmek istesen de bu imkansızdır kardeşim.

           

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nefret Ediyorum

       Hangi zerren ne eyliyor ise eylesin, masumiyeti alt edip selvi boyuma zarar vermeden Sende galiba büyüdün parantezlerin içine çilek ç...