22 Ocak 2024 Pazartesi

OLGUNLAŞMIŞIZ

       Şarapcıdan ikinci el bir parka giymişim, sabaha karşı kirletilmiş

      Zaten dahiyane figürler de filmin ortasında birleşirmiş 

      Sanatçı ruhların arkasına saklanmış bir vizyonerim ve bunun adı salkım saçak, kir ve paslı kriz yönetim.

Demedi demeyin ve bence az daha bekleyin.

      Ne yaptığını bilmeyen 18 yaşıma seslenmeyi bıraktım sesimi duymuyor gibiydi zaten olasılıklarla mücadelemide kestim belki dememin işimi görmediğini farkedip. Hep sakinim ve sakin olmamı da zulamdaki heyecanı, bitene kadar kullanmaya bağlamışım hatta üstüne çok ciddi bir düğüm daha atmışım. Sağlık olsun yeterciyim. Kendi yarama dikiş atabilen bir terziyim. Ben aslında kablirasyonu bozuk bir mevziyim 

Sen?

     Melankolik şarkı söylüyorken halaya tutuşur oldu alev saçlı, şaibeli kadınlar. Onlarda aslını merak eden birer saadet zincirine halkalar. Arkanızdan koşanı boşverip de arkasından koşmaya başlamadıkça yetişemez hiçbir halta sandılar. Gardı bilirler fakat yetenek yarışmasında birer çarpılar.

     Keyfim yerine gelince saygısından ayağa kalkıyordu mavimsi koltuğa gömülü sevimsizler. Sevmesemde hala beraberim birlikte tek saçma tüfekle avlanırken gülümserim. Onlarda şairdi eskiden benide şiir yaparlardı gök gürültüsünü fon sayıp okurlardı birde çok sakinlerdi ve ölümsüzlerdi. İliklerine kadar hissettirilmiş bir ölüm korkusuyla yüzleştirdim akşam ezanlarının kametinde. Vakite yetişemediler ama yatsı namazının farzını kılarken en ön safta huzuru arıyor gibiydiler sessiz olup selamlaştık. Sanki doğru yoldalardı bu sefer. Bende doğru yoldan ayrılmamalarını diledim...

12 Ocak 2024 Cuma

Ben Kimim ?

 Sağın solun şaibesiyle çırpınmaya nazaran daha laciverttir beni yüzüme karşı tanıman

      Asıl olan, fikirlerime gülümseyip hala barut kokan mermi kovanlarına ektiğim çiçekleri ılık duygularınla sulaman.


      Coğrafya bilgim yetişkin bir insanın bilinçaltı kadar zayıfken, bana senin balkonun sorulduğunda meridyen yönünün bilmem kaç derecesini tam isabetiyle söyletirim üstümüzden uçan benekli kahverengi kuşlara 

     Hatta bazen fazlasıyla ihtiyaç duyuyorum adınla anılan yokuşlara 

     Yorulsamda bağımlıyığım sorun isterseniz yokuşun sonunda kesilen soluklara 

       Siz hiç ulaştınız mı kalp atışlarındaki gürültünün üstüne düşen hayıflara

     Gülümsüyorum şimdi, gözleri yaşarmış ve masmavi denizi dalgalandıran kasımlara


    Çok merak edilecek birisi de değilim aslında formamı giyip umarsızca sazlıklara koşup top oynardık 14 yaşına kadar sonra birden bire ön planda olma tanınma merakı, simsiyah kıyafetler uzun etekler ve kirli sakallar. Burası harika ve ön planda olmamı planlayan garip gurema , yırtık kahkahalı, sahtekar bir adam sanki ayaklarına serili dünya ve üstüne basmadan yürümek de marifetmiş gibi bişeyler anlatıyor sabaha kadar hatta uzun tutmayacağını belirtip ertesi günün akşam yemeğine gelen misafirlerin paltosunun rengine takılıp oraya bağlıyor bazen. Dinleyen birileri varmı yokmu umursamadan sanki ağma bir adam gibi. 

       Düşüncelerimi pek doğru yansıtamasam bile kimseyi değiştiremesem bile insanları etkileyemeyip ikna edemesem bile en azından çeşmeden akan su daha tatlı gelecek, duvarlar daha parlak olacak, gıcırdayan eskimiş kapı menteşeleri onarılacak sessizce açılıp kapanacak gibi geliyor bana.


      Son zamanlarda dünyasını bitirmiş bu diyen birinin yeşillendirdiği ormanda kayboldum yada kaybolmak istedim, stres altında kendimi daha iyi ifade ettiğim fikri ile.Tek başımaydım ve o kadar fazla cennet kokan çiçeçeklerden vardı ki ilk hangisini koparıp koklasam düşüncesiyle en yakınımdan aldım pes pempe ve en güzel görüneni. Kokusu muazzam fakat kopardığım çiçeğin yakınındaki diğer çiçekler kırıldılar yapraklarını dökdüler ve soldular. Bir kaç tane daha kopardım kokunun verdiği hazdan vazgeçemeyerek şuursuz ve ihmalkar bir adammışım gibi. Çok fazla çiçek soldu ve yemyeşil cıvıl cıvıl bir bahçeden solmuş bakımsız bir araziye döndü orası. Sobalı evlerin bahçelerine bakarak, emeklilerin bağlarından üzüm yiyerek hatta şehire en yakın köylerde zeytin hasadı yaparak yarım yamalak ziraat öğrendim sonra farkında olmadan part-time küçük bir çiçekcide çalışmaya başladım harıkuleda çiçek demetleri yapsamda kendim için değildi onlar. Kendime gelince hep bi bocalarım zaten...


     Senin şairane ormanında bir bendim birde farkında bile olmadığım kendim. 

    Hiç aşık olmamış bir şairin tavsiyesiyle çiçeklerin koparılmadanda güzel koktuğunu öğrendim.

25 Aralık 2023 Pazartesi

Kimsin Sen ?

        Sen kendini anlatma sakın, çünkü ben seninle 26 yaşamadığım için yanlış anlarım. 

        En kaliteli duvara çarpar yinede fütursuzca gülerken, lüzumsuzca ağlarım.


         Sen sakın kırılma ben senin içinde kırıldım, senin haberin bile olmadı.Ben senin ruhuna en mutlu şarkılardan söyleyip,söyleye söyleye hafızana en güçlü yapıştırıcıyla yapıştırdım. Sabıkasında hiç bir halt olmayan bir adamsın ve ben senle banka soygunu ve gasplar planladım. Sen sakin kal arada ben sinirlenir ağlarım, korkma sakın senlik hiçbirşey yok ben bazen başkasından yediğim tokatları stok yapıp sana perakende satarım. 

       Senin kafanın içi, benim dünyamda bir bahçe çevirdi ve içindeki kelebekleri yemleyen yaşlı bir amcayla dertleşti.dert dediysem aslında ona bazı gecelerde kolay uyuması için bir kaç masaldan bahsetti.masalların kötü başlayıp güzel bitmesinden, masaldaki her karakterin iyi olmayıp kötülerden daha etkileyici olduğundan ve sonunda sadece iyi olanların karlı çıktığından. Aslında uyuması için değilde biraz ders çıkarması için olduğunu da hatırlattı bana.

      Uyumadan önce son düşündüğün şeyin seni sen yapacak bir metafor, seni bağlayan bir halat, senin cüzdanında taşıdığın bir vesikalık olduğunun eğitimini aldım ben. Yada ben onu anlatmaya çalıştım o başka bişeymi anladı acaba, çünkü mana yüklü bir gemiyi tek lisanı çat pat farsça olan bir kaptan kullanıyor ve kaptanı olduğu her gemiyi de batırdığına dair raporlarını okumuştum kariyer karnesinde. 

    Şimdi anlatamadın diyip bu konuyu uzatırda uzatır, saçma sapan açıklamalar yapar, o kadar abartırki pireyi deve yapar hatta pirenin üzerine deveyi bindirir ingiliz atlarıyla gazi koşusu planlar ve inanıyorum ki o yarışı o kadar yarış atının içinde deve ve pireye kazandırır.


       Onun en sevdiği şey bu olsada neyse ki ben uzatmayı sevmiyorum, sinirim hemen geçiyor allahdan :)

11 Ocak 2023 Çarşamba

ŞİMARIK VE ŞİŞMAN

     BEN BURDA KALACAĞIMI BİLSEM BİLİNÇSİZ DAVRANMAZDIM. 

    SIZLAYAN BİR UZVU KESİP ATMAK İSTESEM DE BAŞARAMAZDIM


    TABİ,O ZAMANLAR ÖYLEYDİ ŞUAN Kİ KONUMDA KENDİ KOPUP GİDER, GİDER GİTMEZ DE TELEFON EDER...




    SARIYI SADECE ONU TONU KAPATIR BENCE, FIRÇAYI NE KADAR SERT VURURSAN VUR. SİYAH BOYAYLA KAPATMAK YERİNE DAHA BÜYÜK BİR SARIYI ÇİZMELİSİN.SARI BİR ÇİCEĞİ BOYUYORSAN ONU SARI BİR EVE, EVİ BOYUYORSAN ONU BİR GÜNBEŞE ÇEVİR.BUNDAN HABERDAR ETME KİMSEYİ HERKES TEKNİĞİNİN BU OLDUĞUNU SANSIN VE HAYRANIN OLSUN.

    SANKİ SEN ÇOK BİLİYOSUN GİBİ KOMİK DİYALOGLAR KURDURTMA KİMSEYE KURMAK İSTEYEN SANKİ SEN DEĞİL DE SANKİ O ÇOK BİLİYOR DESİN ARKANDAN.


ŞİMDİ SANA, BENİM İÇİN AŞIRI MANA YÜKLÜ BİR YAZI YAMANIN NE KADAR KOLAY OLDUĞUNU ANLATICAM EN BASİT HALİYLE.DİYECEKLER Kİ BUNUN NERESİ AŞIRI ANLAM YÜKLÜ? ÇOK BASİT, ÇOK SADE, ANLAMSIZ.

    SEN OKURKEN BENİM SES TONUMLA OKUMADIN Kİ. SEN KELİMELERİN BANA ÇAĞRIŞTIRDIĞI HİKAYELERİ DUYMADIN Kİ. KOŞARAK KIRMIZIMSI ESKİMİŞ ÇATLAK DUVARA KAFANI HİÇ VURMADI Kİ.


YAZILAN HİÇ BİR YAZIT YAZILIRKEN ANLAMLANDIRILMAZ, OKUNURKEN OKUYAN TARAFINDAN ANLAM KAZANIR.

KARANLIKSAN MUM OLUR SOĞUKSAN BATTANİYE,ŞİMARIKSAN DA ŞİŞMAN BİR ADAMIN ŞAMARI...


ŞEVKİN KIRILMASIN AMA BENİM YAZDIĞIMI DEĞİL DE SENİN OKUDUĞUN YAZIYI ELEŞTİRİRSİN ASLINDA.

ONA GÖRE ÖLÇ,BİÇ,TART,TOPLA,ÇARP VE KENDİNE KARŞI KIRICI OLMA. 


SENİN FİKİRLERİNE KARŞI OLAN İNSANLAR SENDEN HİÇ BİRŞEY BEKLEMEYEN İNSANLAR DEĞİLDİR. ONLARIN SENİN İÇİN BÜYÜK UMUTLARI VAR BU YÜZDEN KARŞINDALAR ZATEN AMA ARKANDA DURANLAR SENDEN HİÇ BİRŞEY BEKLEMEYEN, ZATEN YAPAMAYACAĞINI DÜŞÜNEN, SENİ DESTEKLEDİĞİNİ SANA İNANDIRMAYA ÇALIŞANLARDIR. 


    İNANIN BANA HİÇ KİMSENİN FİKRİ HİÇ KİMSEYE ÇEKİCİ GELMEZ BELKİ KISKANIRSIN AMA BENİMSEYEMEZSİN...


    ŞİMARIK OLMA ÇÜNKÜ ÇOK FAZLA ŞİŞMAN ADALARDAN VAR...


 





5 Aralık 2022 Pazartesi

MAVİ BOĞUM

                                                   


    Karşıdan karşıya geçmeye çalışan ihtiyar bir çift kadar tatlıyken fikirlerim, sen irice s.u.v bir aracın içinde siyah camların arkasında kornaya asılmışsın  ne yapayım ?
Fikirlerim nasıl güçlensin içimdeki korku tarif edilemezken. Benim harekete geçtiğim her dakika kafamda trafik kazası canlanacak ise ne anlamı var ihtiyatlı fikirlerin, çetrefilli gülüşlerin, harikulade giysilerin ve en önemlisi erken uyanılmış güneşli günlerin.
    Boğulmak üzereyken çırpınışların çok komik geldi önce sonra fark ettim de böyle daha farkındasın her şeyin. Ölümle sarmaş dolaş iken daha inandırıcıymış gibi çırpınışların, normalde hiç de ilgi çekici değil zaten yeterince ihtiyaç duymuyorsan hiç bir oyunculuk üstüne çıkamaz gerçek olan naçizane yaşantımızın. Burası çok mu karanlık diye sormayı kes artık karanlıksa karanlık daraldıysak daraldık sensin bunların tamamıyla sorumlusu. Susacaksın seni dinlemeyenlerin yanında, konuşman için sana ödeme yapılana kadar. Maalesef ki ücret talep etmeden konuşmak zorundasın dizinin dibinde oturan ihtiyar zihinlerin karşısında.

    Bu aralar en çok üzüldüğüm noktadır beni yenebilme ihtimalinin olması, böyle bir şeyi varsayıyor olabilmemiz. Sorun her hangi bir iddianın %50 ihtimalinin olması aslında. Gol olur %50 olmaz %50 bu sistem tamamen yanlış, 17.8 metrekarelik kale ve kaleyi bekleyen ortalama 1.92 metrekarelik bir insan ve dolayısıyla %81.62 olur %18.36 oranla da olmaz kardeşim.

Daha gerçekçi olursak insanlar inanmak isterler, küsuratlar ile konuşursak insanlar inanmak zorunda kalırlar. Teorimin doğru olup olmadığını hiç araştırmadım ama kesinlikle inanıyorum çünkü matematik var kendi mantığım kabul etmiş e küsuratta var. Asıl olan şu ki benim bu teoriyi aktardığım bireysen ve mantığına sığıyorsa sıkıntı vardır. Ne matematikçiyim  ne araştırma görevlisi. Kimse kusura bakmasın ama sadece iyi bir pazarlamacıyım tartışma sebebi önemli değil konu önemsiz haklı haksız kesinlikle aramıyorum.

Haklıda benim doğruda en doğru fikirde benim en doğru yolda,

eminim bundan ama senden rica ediyorum 

nerden bildiğimi başkalarına sorma...
  

16 Nisan 2020 Perşembe

BOHEMYAM

       Kağıt üzerinde bi savaş planım var ve hayata geçirebilmek için onlarca rütbe gerekli.
Bunlardan sadece 6 tanesine sahibim ben, şuan da omuz başlarımda celenk kadar sade ve benekli.

       Saatin kaç oduğunu bilmiyorum genelde, fakat sorun değil bunlar çünkü;

 Varsaydığından çok da uzak olmuyorlar
 Sen bazen tökezlesen bile onlar durmuyorlar

Oldum olası soluklanacak olana yol sormuyorlar

Yalanda olsa tam 12 ye 10 kala lord diyorlar

Çarpışırlar karanlıkda koca kafalı saf piyonlar

Jargonu trend saydırıp, trajik olana tüfek veriyo şampiyonlar

Napıyon lan...

      Ne bileyim bilmiyorum ne yaptığımı herkes gibiyim bende. Birisi çıkıp açıklasın hadi amacını yada ne yapılması gerektiğini.
Hiç kimse kendinden emin değil aynı zaman da kendiniz de hiç kimseden emin değilsiniz. Rashomon'un da dediği gibi sizler birer delisiniz...
      Mağdur olduğunuzu kanıtlayamam ama gerçekden birer hasta olduğunuzu deliller ile belgelendirecek kadar mesai yaptım ve zulamı patlatırsanız bazı meseleleri gün ışığında, sepya tonu turkuaza çaldırarak ayrıştırırsınız.
      Muhtemelen zevklerine uymayacak renkleri kullandım son eserimde ama artık akıl vermeyi bıraksan ya kardeşim.
İstediğim sorudan başlasam ve bilmediklerimi cevaplasam sadece. Senin hayatına engel mi olacak bu sana zarar mı verecek.


Tam olarak 276 aydır net değilsiniz
Tam olarak 1288 haftadır değişmediniz
Ve bunun için
Tam olarak 8395 gündür çalışıyorum.

18 Ocak 2020 Cumartesi

ÇOOK ÖNCEYDİ

        Sevdiklerimin yüzüne sevdiğimden emin olduğum kadar gülümseyebiliyorum ve fazlasına sırıtmak deniliyor, diye biliyorum...

Tertemiz bir kalbi aldım önce içine sarı bir kazak, no.70 amazonian likid ruj, yeşil/mavi taşlı kolye, french oje ve birazda bana bakan yeşillerini koydum sonra iki elimle birleştirdim uçlarını ve uzun bir çuvaldız yardımıyla diktim kenarlarını. Eskisinden çok daha iyi çalıştı bir süre. Üstünden günler,aylar ve hatta yıllar geçtikçe kan topladı orası, kenarlarından dikişleri patladı, sonra kanamaya...

Haftada 6 kere kan sızdırıyor şimdi, eski yaraların onarıldığı yerden. Sıfır ustalık vardır muhtemelen. Gazete kağıdı basıyorum yere damlamasın diye ama gazetenin 3. sayfalarına doğru hafifliyor ağrılarım.

Hikmetine sual mı olacağız dedirtecek kadar ilahi bir olaydır bence bu, yada değildir, aksine sıradan ve çok basit bir mevzudur. Belki de araştırsam, konuya hakim olup kurşun geçirmez kanaviçe motif işlemeli şallarından satmak isterim pazarda, salı ve perşembe günleri.

Son 6 aydır barut kokusu çekiyorum ben, burnumu sızlatıp beynime ulaşana kadar. Patlayıcılar ürettim burdan senin balkonuna kadar.

İçim çok rahat yemin ediyorum çok mutluyum çünkü eminim ki, benim benimsediğim kadar kimse sahibi olmayacak senin bulunduğun yerlerin ve bazı şeyleri özlediğin için gözlerinden akanlar ile buruşturduğun mendillerin.

Mutluluğumun bir diğer sebebide bu tür olaylar çook önceydi.

%24.1 oranla senin hatırlamayacağın kadar önceydi...

17 Ocak 2020 Cuma

BIRAKIN BÖYLE KALAYIM



     Öncelikle biz, herhangi birşey için yarışmıyoruz. Sadece sen yarışıyorsun.

     Merak ediliyor madem, neden böyle düşündüğümü aktarıp seni bu dertten kurtarayım ;
        Mesela ne kadar usta olursan ol benim hemen arkamda olman ilk virajda beni geçme ihtamalinin olduğu anlamına gelmiyor. Senin vasıta saydıkların ne kadar ileri teknoloji olursa olsun önüme geçemezsin. Benim hemen arkamda olman sana sadece doğru yolda olduğunun garantisini verir. Herhangi bir hileyle önüme geçip yeni rotayı sen belirleyemezsin izin vermezler buna. Pembe takımlı ağabeylerim var benim, bu olayın perde arkasında. En işlek caddede senin lastiğini patlatır, yakıtını hortumlar hatta şahsını bile alıkoyarlar hemde senin isteğin doğrultusunda. Saygı duyarsın sadece.Bundan ötürü önüme geçmenin ihtimali bile yok çünkü onlar hayatlarından çok ama çok memnun ve onları mutlu eden de benim önden gidip onlara gidecekleri yeri, soyacakları bankayı, haraç alacakları esnafı, eğlenecekleri mekanı göstermemdir.Hiç bir sebebe, nedene güvenmez onlar, benim zevklerimden,tercihlerimden başka.

        Beraber yapsak ya bu işi dediğim bir kaç arkadaşım vardı uzun boylular ve çelimsizlerdi gidip aralarından en garip giyinene hiç çekinmeden keşke ortak olsan bana dedim ve sonra neyin var ki sermaye sayabileceğimiz yaşanmış sonbahlarından başka diyerek en yağmursuz sonbaharın ilkinden büyük bir meblağ alacağı olduğuna ikna ettim onuda.

      Değişmem için büyük fırsattı bu aslında ama malesef ki kandırıldı benim tarafımdan bir kez daha. Değişmemi istemiyolar artık ve onlarda eskisi gibi değiller. Uzun ve çelimsiz olanlar şuanda kısa ve şişmanlar

Başta tahmin ettiğim gibi ben değil onlar değişti.

Bir kez daha bırakın böyle kalayım...

28 Şubat 2019 Perşembe

DAR PANTOLUNLU MAFYA



         Çağa ayak uyduracak vaktim mi var benim? 
        
         Olsa bile yakışır mı hiç ?
 
           

                   O yüzden çağı kendime yakınlaştırmak amacıyla üzerime yapıştırdığım bir tarz ama pratikde hiçbir farkı yok ağabeylerimden.
                   Korkak ve gridir ses tonum ama daha alafrangalı fiyakam var benim, ağabeylerimin ağabeylerinden.





                     Bize ters düşünlerle kavga değil de sanki terletmek gibi bir şey bizim tartışmamız, gözdağı vermekten ziyade gözlerini gönülde anımsatmak sadece, gönül gözünü bize diken insanlarla ilişki kurmak diye isimlendirdiğimiz bir misyon zırvalığı diyoruz arkadaşlarla aramızda. Bize ya şaşı bakarsın ya da bizden hoşlanmışsındır, yan bakmak gibi bir lükse sahip değilsin yani. Ne zaman ki kimliğini kaybedersin o zaman yan bakma lüksü hanene yaldızlı bir silahın kör kurşunuyla yazılır. Buda senin iki farklı tercihin olur yan bakmak ya da misyonumuza rehber olarak aynı raconu farklı testerelerle kesme isteği doğurmak. Bu işin zor tarafı sürekli yadaları yad edersin, hep iki seçenek arasında zeybek oynar, seçmiş olduğunada beşi bir yerde takarsın. Öyle düğünde taktıkların gibi değil bu takı merasimi, senin büyük oğlan evlenirken geri beşi bir yerdeni bekleyemezsin. Yok ben karşılıksız iş yapmam diyorsan illaki geri dönüşü olur fakat farklı bir maden olan beşi bir tabancadan patlamış atom numarası 82 ve atom kütlesi 207,19 olan mavi-gümüş rengi karışımı bir element (Pb) yani kurşun olarak iade alırsın. Aslında birisi yeter beş tanesi de biraz şov olur, senin bu atomun kütlesini beşle çarpmaya bile vaktin kalmaz diyeyim sen içine çek ortadaki terso mevzuların gül kokusunu





              Cidi bişey anlatmışım gibi bana mesaj atın hadi, oha lan diyin, mafyamısın falan yazın. 
              
              Espiri olarak algılayana taş atarım kesinlikle ciddiye alıyoruz bu yazıyı…
            


               Diğer yazılardaki gibi…

1 Şubat 2019 Cuma

GANİMETİME BAK SEN


              Ben kazandım yine, bütün gücümü vermeden minimumum neyse o kadar mücadele etmem gerektiğini düşünerek savaştım hemde…
   
          Her zamanki gibi sen kendi bedeninde aradın bütün oluşan sorunların nedenini, bende grafiklerin rengine kapılıp oyun yazdım ve kaliteyi umursamadan 119 aydır başka bedenlerin başka beyinlerine telaffuz ettirdim ve hala 3 canım var hiç ölmedim daha. Bu canlar şuanda çalışma masamın en alt çekmecesinde. Çünkü gerek duymuyorum gün içerisinde. Yanıma bile almadan gidiyorum bağrı yanık, Dengesiz, kırmızı burunlu şarapçıların yanına…


Nerede yanlış yapıyorum? 
Benim açığım ne?
Nasıl yakalaya bildin?
     

         Sİzin çelme taktıklarınız daha da güçlü kalkarken senin bacağın kırılıyor mesela. Bunu ben görebiliyorum sen hissetmesen bile. Yere düşen ben olmama rağmen al sana sargı bezi dediğimde güvenmiyorlar bana, almıyorlar sargı bezini. Acaba çok mu belli ediyorum elimdeki bezde kanser hücresini, halbuki 41 saat gül suyunda bekletiyorum bezlerimi.
     

         Burada sorun bende değil çünkü beze yeterince iyi görünümü sağlıyorum zaten demem o ki başkası o iyi ve güzel görüntüyü es geçip kötülüğe erişebiliyor.
       

          Asıl sorun, başkalarının beyinlerinde olması gerektiğinden fazlası var ve bunu bir yerlerden duyduk fakat buna inanmıyoruz. Tescillendi birçok kez, İzledik televizyonlarda ya da gördük üniversitelerde ama bize fırsat verilmedi diyip reddediyoruz yinede.


Nesil o kadar akıllı ki iyiyi kabul etmiyor kötünün gizeminden ötürü.
Nesil o kadar aptal ki düzeni kabul etmiyor nefs-i muradından ötürü.



10 Aralık 2018 Pazartesi

TAMAM O ZAMAN


                  Kalkıp gitmeni izleyeceğiz diye geldik sen oturmuş, gidiyorum diyip de gitmeyenleri, eleştiriyorsun.
  Kendine gel…
          
         Tamam o zaman gidiyorum ben demeni istemiyoruz aslında çünkü muhteşem eleştireler yapılıyor meclisinde ve en güzelini çerçevelettim duruyor camekanın üzerinde, silik bir ışık da onun üzerinde.
          
         Biz gitmeni istemesek bile hunharca eleştiriyoruz gitmeyişini, aynı senin gibi çünkü çeşit çok fazlayken seçenek o kadar az ki nereye koşmamız gerektiğini bilmeden, sormadan en çok düşenlerin yoluna asfalt döktürdük sanki sorun maddiymiş gibi.
       
        Raf raf kitap yazmış kumarbaz da var, okur-yazar olmayan seyyar karanfil satıcısıda. Eğitim aslında telaffuzu doğru algısı yanlış bir inanış biçimi ve en güzeli sana ismini veren iki bireyin fikirlerinin sembolüdür.
     
         Üzeri örtülü bir eleştiridir bu isteyen örtüyü kaldırıp gözlemleyebilir, isteyen alınabilir, yaralılar gocunabilir, devesi olan büyüklerimizde gusülsüz divan tarikatının baş makamına tıpkı benim gibi çerçeveletip asabilir hiç sorun etmem çünkü ben bunu yaparken kimse sorun etmemişti sadece söz sahibi tapusunu gösterip dur demişti. Tamam o zaman duruyorum demek istemiştim ama beğenmiştim onu ben tam o sırada nefis ve din değişti.
    
        Sen istediğini de istediğini yap beni öldürmediğin sürece arzularım isteklerim hala arzularım ve isteklerimdir. Sadece tamam o zaman diyerek değiştirmeyeceğim..





Nefret Ediyorum

       Hangi zerren ne eyliyor ise eylesin, masumiyeti alt edip selvi boyuma zarar vermeden Sende galiba büyüdün parantezlerin içine çilek ç...